Cuma, Eylül 15, 2006

HATA
Hata yapmayi seviyorum. Hata yapiyor olmayi daha dogrusu. (Simdi "o zaman sil ilk cumleyi 2.den basla" diyeceksiniz. Deyin. Olsundu. Hataydi.) Yaptigim hatalari seviyorum demiyorum. Hata yapilmasini seviyorum. Mukemmellige kasmamayi seviyorum. Bu nedenledir ki yillardir telefonumun acilis mesaji "Hata yap ama ne bok yedigini bil!!!"dir. Atasozleri aciktir:
Hatasiz kul olmaz.
Beser sasar.
Bir kere, hatanin tanimini insanoglu yaptigina gore, hata yapmak insanin niteligidir. Kimsenin tam anlamiyla mukemmel olmadigini kabul edersek -ki etmeliyiz, kadi kizi bile kusurlu- hata kacinilmaz, dogal bir seydir. Hata yapmak da oyle. Dogal, dogamizda var. Yapacaksin, sana da yapilacak. Eli mahkum, insan cunku. Insanlari severken hatalarini seviyoruz zaten. Bir filmde diyordu kiz, cocuga:

"Tonlarca problemin, kusurun, eksikliğin olduğunu biliyorum ama, kimin yok ki? Sadece, ben senin problemlerini tercih ediyorum... Ben senin hatalarını seviyorum. Senin eksik yanların asıl mükemmel olan." (Rus Bebekler - Les Poupées Russes).
Sevilecek insan bulunurken, taninirken hatalarini sevip sevmediginize bakin. Hata tiplerine. Hata yapacaktir. Ayni turden bir suru kere. Yuz guzelligi gecer, hata guzelligi gecmez.
Sevmemek icin bahane degil, sevmek icin neden.
Hatayi sevmeyen insani sevemez.

2 yorum:

perişte dedi ki...

değişik bi bakış açısı
ama güzel
hiç bu açıdan düşündüğümü hatırlamıyorum((:

nibmseitloe dedi ki...

@ periste

Bu yazimi unutmustum. Hatirladigim iyi oldu. Tesekkurler.

Insanlarla anlasabilmenin, bazi durumlarda onlara tahammul edebilmenin tek yolu onlarin once "insan" olduklarini kavramakla oluyor.